Baykar Makina Basın Açıklaması: 29/09/2010 tarihinde muhtelif yazılı ve görsel basında “Çukurca’da Heron düştü” başlığı ile çık
İnsansız Hava Araçları askeri personelin operasyon alanında maruz kaldığı risk ve tehditlere karşı geliştirilmiş sistemlerdir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz teknolojik araçları en üst seviyede kullanarak, askeri personelin hayati güvenliğinin sağlanması konusunda önemli adımlar atmakta, özellikle de son yıllarda teknolojik alanda gerçekleşen milli açılımlara sahip çıkmakta ve destek vermektedir. Baykar Makina firması tarafından geliştirilen Bayraktar Mini İnsansız Hava Aracı sistemi de bu kapsamda yürütülen bir çalışmadır.
Bayraktar Mini IHA elden atılan, gece ve gündüz kesif yapabilen, tamamen otomatik uçuş özelliklerine sahip, 15-25 km menzile kadar uçuş yapabilen, portatif sırt çantasında taşınabilen bir sistem. Sistem tabur seviyesinde, karakollarda adeta bekçi kopeği gibi yakın menzil keşif maksatlı olarak kullanılıyor. Operasyonel olarak sahada kullanıldığı ilk tarihlerden bu yana 20,000’in üzerinde uçuş tamamlamıştır. Bayraktar Mini İnsansız Uçağı dünyadaki rakiplerine nazaran birçok gelişmiş özelliklere sahiptir. Bu sonuç firmamızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile yakın koordinasyon halinde çalışması ile birlikte gerçekleşmiştir.
ABD Silahlı Kuvvetler envanterinde 13,000 adet bulunan Raven Mini uçaklarından 2000 adedi Irak’ta kaza kırıma uğradığı bilinmekte, bunların sadece 500 adeti uçuş esnasında merkez ile haberleşme kaybı olduğu durumda otomatik olarak eve donuş özelliği olmadığı için vuku bulmuştur. Bu nedenden dolayı Irak’ta uçan Raven Mini İnsansız Hava Aracı üzerinde İngilizce ve Arapça olarak “En yakın üsse getirirseniz ödüllendirileceksiniz” ibaresi yer almaktadır.
Silahlı Kuvvetlerimiz ile birlikte milli geliştirilen Bayraktar Mini IHA Sistemi’nde ise bu tür hatalara karşı korunmak için gelişmiş yazılımlar bulunmaktadır. Örneğin haberleşme kesildiği anda otomatik olarak kalktığı noktaya geri donup paraşütünü açıp inebiliyor, aynı şekilde dağ yamaçlarındaki aşırı rüzgâr darbelerine maruz kalıp viril durumuna girerse kendini otomatik olarak kurtarabiliyor, batarya enerji durumunu hesaplayarak kendini ayarlıyor ve kullanıcıyı beklemeksizin gerektiğinde otomatik eve dönüş durumuna geçiyor. Elektronik karıştırmaya karşıda sistem korumalı. Bu durumlara rağmen mini sınıfı bir araç olması ve de uçuş hızı düşük olmasından dolayı kötü hava şartları vb. nedenlerden dolayı kaza kırımlar doğal olarak yaşanabiliyor. Ancak dünyadaki rakip mini insansız hava araçlarına nazaran bu oran çok daha azdır.
Bir adet Mini İHA’nın Hakkâri/Çukurca’da gerçekleşen düşme haberinden yola çıkılarak Silahlı Kuvvetlerimize yönelik olumsuz eleştiriler yersiz ve haksızdır. Silahlı Kuvvetlerimizin milli teknolojiye yönelik yürüttüğü açılımların olumsuz etkilenmesi sadece gayri milli unsurlara hizmet etmek olacağından dolayı, Türk vatandaşı olarak sorumluluklarımızın gereğine uygun davranmak durumundayız.
Los Angeles Times gazetesinde insansız uçakların kaza kırım durumları ile ilgili yayınlanan makale yer alan bilgilere göre:
Günümüz dünyasında Casus Uçaklar özellikle Afganistan ve Irak’ta ABD tarafından yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Yeni gelişen bir teknoloji olması dolayısıyla kaza kırım durumları da yaşanmaktadır. Pentagon raporları arasında ABD’nin geliştirdiği Predator ve Reaper insansız uçaklarının Afganistan ve Irak’ta yapılan operasyonlarda 38 adedinin kaza kırıma uğradığı belirtilmektedir. Her bir kaza kırım maliyetinin 3-5 milyon dolar arasında olduğu belirtiliyor. Yine bu uçaklarla ilgili olarak her birinin maliyeti en az 1 milyon dolar olan 79 arıza durumu yaşanmış. CIA’nin Pakistan üzerinde yaptığı uçuşlar bu oranlar içerisinde yer almamaktadır.
Bu oranlar gün geçtikçe düşmekle birlikte, hiçbiri insan hayatına mal olmamış, dolayısıyla insansız uçaklar askeri personelin karşılaştığı riski azaltan adeta öncü keşif kolu olarak değerlendirilmekte. 2006 ve 2009 yılları arasında gerçekleştirilen uçuş saatleri üçe katlamış ve 200 bin saate ulaşmış. Bu dönemde ABD ordusunun taleplerinin de ancak üçte biri karşılanmış. Keşif ve gözlem maksatlı olarak geliştirilen Predator insansız hava aracı, anti tank hellfire füzesi ile donatılıp, test edilme aşamasındayken acil ihtiyaçtan dolayı savaş arenasında kullanılmaya başlanmış ve de nihai ürün aşamasına ulaşmamış olmasından dolayda kaza kırımlar yaşanmıştır. Tasarımlarının nihai hale gelmeden kullanılmış olmaları örneğin yakıt tanklarında yakıt seviyesi göstergesi olmaması, motor susturma tuşu ile iniş takımı açma tuşunun yan yana yerleştirilmiş olmasından dolayı bile kaza kırımlar gerçekleşmiş.
General Atomics firmasının yöneticilerinden Thomas J. Cassidy “Uçaklarımız ayda 20 bin saat uçuyor, bu çok fazla uçuş anlamına geliyor, bazısı havada vuruluyor, bazen kötü hava şartlarına maruz kalıyorlar, kullanıcıların aptalca hareket ettiği durumlar da oluyor, sadece yakıt bittiğinden dolayı düşenler bile oluyor” diyerek durumu açıklıyor.
Ocak-Mart 2010 tarihleri arasında 16 adet kaza kırımın yaşandığı, bunlardan birinde Afganistan hava sahasında uçmakta olan bir Reaper IHA Sistemi ile iletişimin kesildiği ve F-15 Jet Uçağı tarafından ateşlenen bir füze ile düşürülmek zorunda kalındığı bu raporlar içerisinde yer alıyor.
ABD ordusu generallerinden Wesley K. Clark ise kaza oranlarını hiç önemsemediğini, bu tip sistemlerin harcanabilir sistemler olduğunu belirtiyor.
